RAYDAN ULAŞIM NOTLARI: İLK YURT DIŞI TECRÜBESİ
Elektronik Atölye Şefliğine başlamıştım. Sorumlu olduğum konular oldukça geniş, bir o kadar da zevkliydi. En stresli alan ise sinyal sistemiydi. Sinyal sistemi zaman zaman kilitlenebiliyordu. Sistem kilitlenince trenler manuel hareket ettiriliyor, sefer aralıkları açılıyor ve durum yolcu açısından bir krize dönüşüyordu. O yüzden sinyal sistemine ayrı bir ağırlık veriyordum. Hızlı bir öğrenme dönemine girmiştim; çalışmak gerçekten zevkli bir uğraştı.
Şimdi günlüğüme bakınca fark ediyorum ki iş yoğunluğundan bütün ilgimi işe vermiş olmalıyım ki; Ulaşım A.Ş.’ye geçtiğime dair günlüğüme bir sayfa bile yazmamışım... Ta ki ilk yurt dışı eğitimi çıkana kadar.
YURT DIŞINA EĞİTİME GİTMEK- GÖTEBORG ÜNİVERSİTESİ
Yıl 1994. İlk defa yurt dışına gidecektim ve doğal olarak ilk defa uçağa binecektim. İlk uçak yolculuğuma dair zihnimde pek bir şey kalmamış. Genel Müdür Yardımcımız Abdurrahman Gündoğdu başkanlığında nispeten kalabalık bir ekip ile gittik. Herhalde Abdurrahman Bey her şeyi hallettiği için zihnimde sosyal olaylar ile ilgili fazla bir anı kalmamış.
Göteborg’un seçilme sebebi; araçları ve sistemi üreten firma olan ABB’nin (daha sonra ismi ADtranz oldu) bir İsveç firması olması ve Göteborg’daki araç sistemlerinin bizim Aksaray hattı araçlarına çok benzemesiydi. Eğitim, araç bakımı üzerineydi ve 12 gün sürecekti.
İlk defa yurt dışına çıkıyordum. O zamanlar THY bu kadar büyük değildi; tüm dünyada 59 uçakla 38 ülkeye uçuyordu. Avrupa’da sadece belli başlı noktalara uçuyordu. Şimdiki gibi 565 uçak ile dünyada126 ülke ile en çok ülkeye ve en fazla yurt dışı destinasyonuna uçan havayolu henüz değildi. Göteborg’a (İsveç) gitmek için Amsterdam (Hollanda) üzerinden aktarmalı uçacaktık. Amsterdam’da aktarma için 5 saat bekledik.
Günlüğüme yazdığım şu cümle, bundan sonraki tüm yurt dışı seyahatlerimin anayasası oldu:
"Acizlik duygusu küçük insanların harcı. Bize düşen; kaybettiğimiz medeniyetimizi yeniden ayağa kaldırmada payanda olacak noktalar varsa, onları cımbızla seçip almak."
Bu düsturu daha sonra yurt dışına gönderdiğimiz mesai arkadaşlarımıza her zaman söylemişimdir. Bazen yurt dışına gidenler ya tamamen "bizden bir şey olmaz" deyip gelişmişliğin büyüsüne kapılırlar ya da savunmacı bir refleksle karşı tarafın kısmi eksikliklerini büyüterek "biz onlardan daha iyiyiz" derler. Her iki yaklaşım da o eğitimden faydalanma imkânını ortadan kaldırır.
İlerleyen yıllarda Atölye Müdürü olduğumda, "Her mühendisimiz en az bir kere yurt dışına gidecek" hedefini koymuştuk. Amaç; farklı dünyaları görmeleri, ufuklarının açılması ve döndüklerinde orada gördüklerinden buraya ilave şeyler katmalarıydı. Döndüklerinde muhakkak yazılı bir rapor verir, orada gördüklerini arkadaşlarına bir ders gibi anlatmalarını isterdik.
"Kulu’lu musunuz?"
"Yok, Türkiye'den!"
Göteborg’un temizliği çok dikkatimizi çekmişti. O zamanlar İstanbul’da henüz doğal gaz yoktu. Soba ile ısınılıyordu ve bu sebeple hava kirliliği fazlaydı. Giydiğiniz gömleğin yakası ertesi gün kirleniyordu. Göteborg’daki temizliği günlüğüme "Gömleğin yakası 1 günde kirlenmiyor" diye kaydetmişim; sebebi demek ki buymuş.
Atölyeden hafızamda kalan en belirgin şey sakinlikti. Ama buna rağmen işler tıkır tıkır ve zamanında çıkıyordu. Planlama çok dikkatimi çekmişti, saatlere son derece sadıktılar.
![]() |
| Willy Niclasson -Göteborg Atölye Müdürü |
Ekim ayında gitmiştik, hava soğuktu. Atölye Müdürü Willy Niclasson bizimle ilgileniyordu. Akşam yemeklerini genelde beraber yiyorduk, sohbet ediyorduk. Willy, oldukça esprili biriydi. Bir gün bize "Kulu’lu musunuz?" diye sordu. Birbirimize baktık, "Kulu neresi?" der gibi... "Türkiye, İstanbul" dedik ama tam tatmin olmadı. Meğer Göteborg’da ciddi bir Kulu (Konya) nüfusu varmış. Atölyede çalışan Kulu’lular da varmış. Bunlara memleketleri sorulduğunda "Kulu’luyuz" dedikleri için, İsveçliler Kulu’yu Türkiye’den büyük bir ülke zannediyorlarmış!
Bir de o ekim ayının soğuğunda her akşam yemeğinden sonra yediğimiz kâse kâse dondurmalar hafızamda... Soğukta da dondurma yenilebileceğini orada öğrenmiştik.
Niclasson’un geçirdiği bir iş kazası nedeniyle başparmağı kesilmişti. İlk tanıştığı kişilere bunun şakasını yapardı. Bir gün otururken eliyle çenesini burnuna yakın tutmuştu; sanki başparmağını burnunun içine sokmuş gibi duruyordu. Bizim şaşırdığımızı görünce gülerek elini gösterip şakasını açıklamıştı.
Eğitim vesilesiyle şehri ve atölyeyi görmek; insanların bilet kontrolü yapılmadan tramvaya bindiğini, görünürde insanların birbirine olan saygısını gözlemlemek bizim için son derece öğretici ve ilginçti.
"Aslan Yediklerinden Oluşur"
İstanbul’a döndüğümüzde Safahat’taki gibi "Kaşanelerden Viranelere" diye not almışım. Ama "Çare nedir?" diye sormuşum kendi kendime: "Çalışmak, hem nasıl canlarla başlarla..."
İnsan gördüklerini ve öğrendiklerini özümser, ona kendi ruhunu katarsa kendine ait bir yönetim tarzı oluşur. Aslında iş hayatımızın özeti budur. Bu sebeple özellikle yurt dışı seyahatlerimize hep bu gözle baktık. Fotoğraf makinesi veya video imkânı çıktığında, her gittiğimiz yerden "Neler faydalı olabilir?" diye çekip getirdik. Bu bazen bir alet, bazen bir atölye yerleşimi, bazen de bir tramvay koltuğu olabiliyordu.
Genç Arkadaşlara Bu Yazıdan Çıkan Birkaç Tavsiye:
- Yurt dışı tecrübeniz muhakkak olsun: Üniversitede okurken Erasmus, ‘Work and Travel’ benzeri programlar ile veya üniversite sonrası imkân varsa staj yoluyla yurt dışını tecrübe etmekte büyük fayda var. Fakat başka ülkeleri ziyaret ederken bir ayağınız kendi ülkenizde ve geçmiş medeniyetinizde olsun. "Bizden adam olmaz" gibi ezik bir anlayışla 3. dünya ülkesi vatandaşı psikolojisine girmeyin. Biz genlerinde imparatorluk ruhu taşıyan bir milletiz.
- Aldığınız eğitimleri yazılı olarak raporlayın ve mümkünse başkalarına anlatın: Eğitimi verilen bilgi, hem sizin özümsemenize katkı sağlar hem de kurumunuza çok daha fazla fayda sunmanızı sağlar.
- Yurt dışı teknik ziyaretlerinizde kendinize günlük hedefler koyun: Örneğin; "Bugün en az 3 farklı ve faydalı konu tespit edeceğim" deyin. Bu yaklaşım, sizi sadece bakmaktan kurtarıp "görmeye" yöneltir ve farkındalık kapasitenizi artırır.


Yorumlar
Yorum Gönder