RAYDAN Notlar-4:  RAYA ve YOLA DİKKAT



Raya ve Yola Dikkat

“Dikkat et! Kıçı raya değen bir daha ayrılamaz.” Demiryolcuların sözlü kültüründe çok yaygın olan bu ifadeyi bana göreve başladığım gün Müdür Yardımcım hoş geldin amacı ile sevecen bir üslupla söylemişti.

İstanbul’a, TCDD 1. Bölge Başmüdürlüğü Tesisler Müdürlüğüne tayinim çıkmıştı. Haydarpaşa’daki o tarihi TCDD binasında, 15 Haziran 1989 günü işe başladım. Her yeni memura yapıldığı gibi bana da bir odada, üzerinde telefon olan bir masa verdiler. Günlüğüme ilk gün için aynen şöyle yazmışım: "Esnemekten yoruldum..."

İlk Resmi Ders: Kamuda "Kravat" ve Bürokrasi

Bu durum bir haftadan fazla sürdü. Sonunda dayanamayıp müdür yardımcısından randevu istedim. Üç müdür yardımcısı aynı makam odasını paylaşıyordu. Beni fark edince oturduğu yerden el işaretiyle yanına çağırdı. Gözlüğünün üstünden bana bakıp, eliyle boynumu göstererek kısık bir sesle: "Kravat" dedi. Kamudaki ilk dersimi böylece almıştım.

Öğrencilik yıllarımın alışkanlığıyla o zamana kadar pek kravat takmazdım. Halbuki kravat, memuriyetin ayrılmaz bir parçasıydı. Ben ise yanına bambaşka bir sebeple gitmiştim. Kravat dersimi aldığımı belirtir şekilde başımı sallayarak hemen arkasından ekledim: "Efendim, ben iki haftaya yakındır buradayım ama bana henüz hiç iş verilmedi."

Yine gözlüğünün üstünden bakarak, "Haa doğru, sen buradaydın yahu.. O zaman Elektronik Laboratuvarı’na git" dedi. Halbuki ben o birimin ilk elektronik mühendisiydim ve kuruma "ihtiyaç var" denilerek istenmiştim. Ne yapacağımın en başından belli olması gerekmez miydi? Niçin iki haftayı tamamen işsiz geçirmiştim ve benden kravat yerine neden önce iş sorulmamıştı?

İki Farklı Dünya: Kamu ve Özel Sektör Tezatı

Bu olaydan 4 sene sonra TCDD’den ayrılma teşebbüsünde bulundum ‘Al. Alüminyum’ firmasına iş başvurusunda bulundum. Kabul edildim, "Pazartesi gel başla" dediler. Pazartesi günü gittiğimde patrona/yöneticiye geldiğimi söyledim. "Hoş geldin" dedi ve üretim alanını göstererek: "Bak, şurada arızalı bir fırın var. Yurt dışından teknisyen geldi, onunla ilgilen" talimatını verdi.

Fırının yanına gidip teknisyenin ne yaptığını izlemeye, süreci anlamaya çalışıyordum. Aradan henüz 2 saat geçmişti ki patron yanıma gelip ne yaptığımı sordu. Ben de "Ne yapıldığına bakıyorum" dedim. Bana sert bir tonla, "Ben sana bakman için değil, iş yapman için para veriyorum" dedi. Kendince belki de haklıydı. Bana verdiği günlük yevmiyeyi çıkarıp çıkarmadığıma bakıyordu. Ne de olsa para kendi cebinden çıkıyordu.

Oysa TCDD’de koskoca iki haftam hiçbir işim olmadan geçmiş ve nihayetinde iş istemek zorunda kalan ben olmuştum.

Kurumsal İki Büyük Hata: Atıl Bırakmak vs. Sahaya Kontrolsüz Sürmek

Açıkça söylemek gerekirse, bu iki yaklaşım da doğru değildi. Kamuda veya kamu benzeri kurumlarda işe alınan personelin aylarca hiçbir iş yapmadan atıl vaziyette tutulmasını gördükçe, bu kronik sorunu hâlâ aşamadığımıza üzülürüm.

Madalyonun diğer tarafında ise, temel eğitimleri bile verilmeden doğrudan sahaya sürülen onlarca kişinin, can ve mal emniyeti bakımından yol açtığı trajedilere de, kişilerin yaşadığı bireysel problemlere de  kahrolurum. Ne personeli boş bırakmak ne de onu hazırlıksız bir şekilde sorumluluk ateşinin içine atmak doğrudur.

Adaptasyon (Kurum İçi Stajın) Gücü



Kurum içi staj/adaptasyon raporu


Yaşadığım o iki haftalık masa, sandalye ve yalnızlık imtihanından sonra neyse ki güzel bir gelişme oldu. TCDD’de o dönem "kurum içi staj" denilen, benim ise ilerleyen yıllarda "adaptasyon" olarak adlandıracağım, yaklaşık 3 ay süren harika bir süreç başladı. Bu süreçte tüm teşkilatı ziyaret ederek hem yapılan işleri hem de o işleri yapan çalışanları tanıma fırsatı bulduk.

Edirne’den Polatlı’ya kadar sinyalizasyon, haberleşme ve elektrifikasyon konularını yerinde inceledik; şefliklerde üçer beşer gün vakit geçirdik. Böylelikle merkeze döndüğümüzde; hangi işin nerede, nasıl ve kimin tarafından yapıldığını çok iyi biliyorduk. Sürecin sonunda da detaylı bir staj raporu hazırladık.

Ne yazık ki bizden sonra bu güzel uygulama tekrar edilmedi. Keşke devam ettirilseydi,.



Staj Raporu sonuç bölümü- 1989


İnsan Kaynakları Yönetimine Çağrı: Oryantasyon ve Adaptasyon Şart

Bu süreçte yaşadıklarımdan büyük dersler çıkardım. Daha sonraki profesyonel hayatımda, diğer şirketlerdeki yöneticilik dönemlerimde, işe yeni alınan her çalışan için mutlaka 3 aylık bir adaptasyon programı hazırlanmasını ve uygulanmasını teşvik ettim. Metro İstanbul’da başlattığım adaptasyon süreçlerini bir örnek tablosunu olduğu hali ile genç yönetici arkadaşlara ekte sunuyorum.

Bu noktada şirketlerimizin İnsan Kaynakları (İK) departmanlarına çok büyük iş düşüyor. Etkili bir İK yönetiminin görevi; sadece çalışan ihtiyacını ve talebini tespit etmekle bitmez. İşe alınan çalışanın şirkete adım attığı ilk günden itibaren;

  • Oryantasyon: Şirket kültürünü, genel kurallarını, çalışma tarzını, tesislerini ve yönetim vizyonunu aktarma süreci,
  • Adaptasyon: Kişinin çalışacağı birimde teknik olarak işe hazırlanması ve gözetim altında işi tek başına yapabilir noktaya getirilmesi süreci,

birer kurumsal kural haline getirilmeli ve titizlikle takip edilmelidir.

Bu süreçlerin uzunluğu elbette şirketin ölçeğine göre değişebilir. Örneğin Türk Hava Yolları (THY) gibi büyük ölçekli yapılarda, çalışanın tam yetkinlik kazanması açısından oryantasyonun 1 ay, adaptasyonun ise 3 ay olarak kurgulanması makuldur. Adaptasyon sürecinde çalışan, güvenli bir ortamda deneyim kazanarak işini hakkıyla yapabilme özgüvenini kazanmalıdır.

Unutmayalım ki, işe yeni başlayanın ilk günleri ve özellikle ilk 3 ayı  şirket hakkındaki algısının oluşması ve şirkete devamlılığı açısından önemlidir. Yoksa belki de de “raya oturmamaya dikkat eder”





Metro İstanbul -Atölye Müdürlüğü 1999



Genç Meslektaşlarıma İki Önemli Tavsiye

Bu yazıdan ilham ile 2 tecrübeyi dikkatlerinize sunayım.

- Kurum Kültürünü dikkate alın.: Özellikle giyim kuşamda kürüm kültürüne dikkat edin. Protest anlamına gelecek veya çok aykırı bir şekilde şirkete gitmek algınızı baştan bozabilir. Bu şirkete ve değerlerine olan saygınızı göstereceği için lütfen dikkat edin.

- Boşta durmayın, boşta duranı Allah sevmez: Özellikle kalabalık veya IK’sı iyi organize olmamış şirketlerde yeni başlayanlar boşlukta kalabilmektedirler. İş isteyin. Oturmak kimseye fayda sağlamamıştır.


#TCDD #İşbaşı #Staj #Metroİstanbul


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar