RAYDAN Notlar-3: TCDD'de İŞE BAŞLAMAK
Üniversite (bilinçli olarak bıraktığım tek dersten dolayı) 1989 yılının Mart ayında bitmişti. Sıradaki adım, mecburi hizmet kapsamında TCDD’de çalışmaya başlamaktı. Ama nerede çalışacaktım? Evraklarımı toplayıp Ankara'da TCDD Genel Müdürlüğüne teslim ettim. Sözleşmeli personel statüsünde idik. Tüm eğitim dönemimi ailemin yanında tamamlamıştım, tüm çevrem İstanbul’da idi. Ama tayinim Ankara'da Tesisler Daire Başkanlığına çıkmıştı.
Bekarlık, Ev Arama Telaşı ve O Telefon
1983 yılından itibaren çok düzenli olmasa da günlük tutuyorum. O günleri okuduğumda çok dua ettiğim görülüyor. TCDD Hastanesi Gazi’de idi. İşe giriş raporunu almış, ev kiralamak için gün boyu araştırma yapmıştım. Fakat bekar olduğumu duyan ev sahipleri ev vermiyorlardı. Hem ailemden ilk defa ayrılmış olmamın hüznü hem ev bulamamanın yorgunluğu üzerimde evrakları teslim edecek ve işe başlayacaktım.
Evraklarımı Tesisler Müdür Yardımcısı Tülay Hanım’a teslim ediyordum. O yorgunluk ve moral bozukluğu ile “Tülay Hanım, bu işin İstanbul’da bir karşılığı yok muydu?” deyiverdim. Araya sıkı bir torpil koysanız olmayacak şey oluverdi. Tülay Hanım “Dur bakayım,” deyip İstanbul Tesisler Müdür Yardımcısı Ş.E. Bey’i aradı. Telefon sesi yüksek olduğu için konuşmalara şahit oldum: “Sizin elektronik mühendisine ihtiyacınız var mı? Olmaz olur mu? Nippon sinyal projesi devam ediyor, elimizde hiç mühendis yok. Tamam, ben sana mühendis gönderiyorum.” Telefonu kapattı. Bana “Tamam sen git, Haydarpaşa’da işe başla,” dedi.
Dualarım kabul oldu. Tülay Hanım’a minnet borçluyum. Günlüğüme, onu her zaman teşekkürle yâd edeceğimi yazmışım. “Ankara’nın nesini seversin?” sözüne “İstanbul’a dönüşünü,” dedikleri gibi; hayatımın en sevinçli dönüşü bu olmuştu. Belki ikincisi de SHGM Genel Müdürlüğünden (Ankara’da idi) THY Genel Müdürlüğüne (İstanbul’da) dönüş olsa gerek. Ne de olsa aileme, arkadaşlarıma ve İstanbul’a kavuşuyordum.
Westinghouse Sinyallerinden Nippon Projesine: Tesisler Birimi
Yazıda Tesisler Müdürlüğü ve Başkanlığı diyorum. Görevinden kısaca bahsedeyim: Tesisler birimi demiryolundaki sinyalizasyon, haberleşme ve demiryolu hattının elektrifikasyonu sistemlerine bakıyordu. İstanbul 1. Bölge olarak adlandırılıyor ve sorumluluk sahası Edirne'den Ankara Polatlı'ya kadarki bu sistemlerin bakım ve işletilmesi idi.
Benim işe alındığım kısım, sinyalizasyon bölümü idi. 1. Bölge'de, 1950-1960 arasında ABD’li Westinghouse firması tarafından kurulan, tamamen rölelerden oluşmuş oldukça ilginç bir sinyalizasyon sistemi vardı. Röleler eski tip para sayma makinesi gibi ses çıkarırdı. Fakat sistemin açılıp kapanan anahtarlarını takip ederek mantığını anlamak nihayetinde kolaydı. Bu sisteme merkezde ve kısmen sahada Japon Nippon firması bazı eklemeler yaptı bilahare. İşte ben bu sisteme Elektronik Mühendisi olarak alınmıştım.
Bir Masa, Bir Telefon ve Başlayan Serüven
15 Haziran 1989 tarihinde Haydarpaşa’da, tarihi binada fiilen işe başlamıştım. Gittiğimde, her “memura” olduğu gibi boş bir odada bir masa ve bir telefon vermişlerdi.
Önceki yazımda "kamuda mı işe başlamak, özel sektörde mi işe başlamak?" sorusunu sormuştum.
O tecrübemin başlangıcı işte o masa ve telefondur…
Tren yola çıkmıştı… Yol nereye çıkacaktı?
Genç Meslektaşlarıma İki Önemli Tavsiye
Bu yazıdan ilhamla iki tavsiyede bulunayım:
- Gençler, mümkünse şimdiden günlük tutmaya başlayın. Bugün tuttuğum günlükleri okuyunca "Keşke daha fazla yazsaydım," diyorum. Zaman hızlı geçiyor. Geçmişi hatırlamak, geçmiş gününüzün sahibi olmak günlükle daha kolay.
- Dua iş hayatınızın bir parçası olsun. İşinize dört elle sarılın, çok çalışın, gayret edin ama iki elinizle de dua edin. Faydasını göreceksiniz.Kısaca sloganlaştıralım mı? “Dört elle işe, iki elle duaya sarılın!”



Yorumlar
Yorum Gönder